Prof.Dr.Alaeddin BOBAT

Kocaeli Üniversitesi

          1. GİRİŞ

Süs bitkileri taşımacılığı bitkilerin alındığı fidanlık ya da herhangi bir yerden dikilmek istenilen yere, mümkün olan en az zarar ve maliyetle, oldukça dikkat ve özen isteyen bir nakil işlemidir. Mevsimlik ya da soğanlı süs bitkilerinin viyol, kasa ya da  saksılar içinde açık ya da kapalı kasa kamyonet, kamyon ya da tır gibi araçlarla kısa mesafelere taşınması genelde sorun yaratmazken, özellikle boylu fidan ve ağaçların uzun mesafelere taşınması genelde bitkilerin yaşamını tehlikeye sokabilmekte ya da bitkinin özellikle kök, gövde, dal, yaprak ya da çiçek gibi organlarını zedeleyerek sorunlara neden olabilmektedir.

Gerek her dem yeşil gerekse yaprağını döken tüm bitkilerin taşınması sırasında bazı genel kurallar geçerliliğini korumaktadır. Bu kurallardan en önemlisi taşınan bitkilerin dikileceği yerdeki ekolojik koşullara uygun olması ve uyum sağlamasıdır. Aslında bitkiler ne kadar genç ve körpe taşınırsa, uyum sağlamaları da o kadar kolay olmaktadır. Bu durum, 1960’lı yıllarda köylerinden koparak Avrupa ülkelerine çalışmak amacıyla giden ülkemiz insanlarının, onca yıl orada kalmalarına karşın bir türlü sosyal ve kültürel uyum sağlayamamaları, ancak Avrupa’da doğan ya da büyüyen ikinci kuşak çocuklarının o kadar çabuk uyum sağlamaları ile açıklanabilir. Yani, tohumdan veya fidandan büyüyen bitkilerin ortama uyumu ve yaşama şansı, nakledilen bitkilerden daha fazla olmaktadır. İkinci kural ise, her bitkinin her zaman ve her koşulda taşınamayacağıdır. Genel anlamda açık tohumlu (gymnospermae) ya da her dem yeşil bitkilerin, kapalı tohumlu (angiospermae) ya da yaprağını döken/geniş yapraklı bitkilere göre taşınmasının çok güç olmasıdır. Yine kural olarak yüzeysel veya sığ kök sistemine sahip bitkiler, kazık kök sistemine sahip bitkilerden daha kolay taşınabilmektedir. Üçüncü kural ise bitkilerin taşındığı yerde uzun süre koruma ve bakım altına alınması gerekliliğidir. Ortama uyum sağlamalarını kolaylaştırmak ve destek olmak amacıyla bitkilerin rüzgâr, fırtına, kar, hastalık ve zararlılara karşı bazı önlemler alınarak korunması; gübreleme, sulama ve yabancı otları alma gibi tekniklerle bakımlarının yapılması yaşama olasılıklarını artırabilmektedir. Bu durum, ağır hastaların yoğun bakıma alınması ve yoğun bakımdan sonra da bir süre özel yemekler ile beslenmesine veya ilaçlar ve serumlarla desteklenmesine benzetilebilir. Bırakın süs bitkilerinin taşınmasını, aslında normal şaşırtma ya da repikaj işlemlerinde bile, çimlendiği ortamdan açık alana taşınan bitkilerde bile uyum sorunu yaşanabilmekte, hatta bazı bitkiler bu sırada kuruyabilmektedir.

Buradaki asıl sorun, boylu fidan ve büyük ağaçların taşınması sırasında oluşmaktadır. Çünkü bu tip bitkilerin hem sökülmesi ve taşımaya hazırlanması hem uygun araçlarla fazla zedelemeden yüklenmesi ve yolculuk sırasında herhangi bir tehdit ya da tehlikeye uğramaması hem de dikileceği yerde dikkat ve özenle indirilip yaşamını sürdürecek biçimde yerleştirilmesi teknik bilgi, birikim, deneyim ve zahmet gerektiren işlerdendir.

Bu çalışma kapsamında özellikle büyük ağaçların yer değiştirmesi ya da taşınması üzerinde durulacaktır.

           2. AĞAÇLARIN TAŞINMASI

Ağaçların taşınması ya da transplantasyonu bir ağacın çeşitli amaçlarla, bulunduğu yerden uygun bir şekilde sökülmesi ya da alınması, istenilen bir alana veya dikileceği yere taşınması ve dikilmesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak, bu tanım dışında bir de boylu fidan ya da ağaç ve ağaççıkların peyzaj düzenlemesi ya da bitkilendirme amacıyla uzun mesafelere nakil işlemi de taşıma tanımı içine girmektedir.

Ağaç nakli ya da taşınması ile çok kısa süre içinde büyük bitkilerle kaplı yeşil alanlar tesis edilebilmekte ve böylece uzun yıllar bekleme zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Günümüzde ağaç yetiştirme tekniği ve teknolojideki gelişmelere koşut olarak gövde çapı 100-150 cm arasında değişen büyük çaplı ağaçların taşınması da mümkün duruma gelmiş ve ağaç taşıma uygulamaları gelişmiş ülke kentlerinde giderek yaygınlaşan bir uygulamaya dönüşmüştür. Ağaçların taşınması ile çok kısa süre içinde büyük bitkilerle kaplı yeşil alanlar yaratılabilmekte, böylece uzun yıllar bekleme zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Bu yolla birkaç yıl öncesine kadar tamamen boş olan alanlar, geniş çaplı ve uzun boylu büyük ağaçlarla kaplı yemyeşil olimpiyat köyleri, fuarlar, ulusal-uluslararası bahçe sergileri, kent parkları hatta kent ormanları gibi alanlar tesis edilebilmektedir. Ancak büyük ağaçların taşınması düşünüldüğü gibi kolay bir iş olmayıp, deneyimli elemanlarla çeşitli araç-gereç ve makineler ile yürütülmesi gereken son derece teknik bir iş olarak karşımıza çıkmaktadır(Şekil 1).

Şekil 1. Ağaç Taşıma İşlemi(Nakil)

        Ağaç nakillerinin başarısında genel olarak ağacın türü, boyutları, yaşı, sağlık durumu, toprak özellikleri, topografik koşullar, taşıma yöntemi ve teknolojik olanaklar gibi belirleyici faktörler rol oynamaktadır. Her ağaç türünü aynı başarıyla taşımak mümkün değildir. Ağaç taşıma çalışmalarında genellikle yaprağını döken türler ya da geniş yapraklı ağaçlar ile meyve ağaçlarının taşınması daha kolay ve verimli olabilmektedir. Genellikle ılıman iklimlerde geniş yapraklı türlerde yaprak döküldükten sonra yani vejetasyon mevsimi dışında, sert iklimlerde ise toprak donmadan önce ağaçların sökülüp taşınması gerekmektedir. Ağaç taşıma çalışmalarının vejetasyon mevsimi dışında yapılması, taşınan ağaçların sağlık durumları açısından daha olumlu sonuçlar vermektedir. Yapraklarını döken ağaç türlerinde taşıma, olabildiğince ağacın yapraksız olduğu dönemlerde, her dem yeşil ağaçlarda ise bu ağaçların kış içinde taze kökler oluşturmaları ve geç ilkbahara kadar aynı kökleri yapmamaları nedeniyle erken ya da geç ilkbaharda (Nisan-Mayıs ya da Ekim-Kasım aylarında) gerçekleştirilir. Ayrıca kökler üzerindeki yararlı mikroorganizmaların güneş radyasyonundan zarar görmemeleri için, taşıma güneşsiz gün ve saatlerde yapılmalıdır. Palmiye cinslerinin mayıs ayında taşınması önerilmektedir. Büyük ağaçların taşınmasında, seçilen ağacın türü ile bu ağacın bulunduğu yerin toprak özellikleri, başarıyı büyük ölçüde etkilemektedir. Dişbudak (Fraxinus), Karaağaç (Ulmus), Ihlamur (Tilia), Akçaağaç (Acer), bazı Meşe türleri (Quercus spp), Kavak (Populus) ve Söğüt (Salix) gibi geniş yapraklı ağaçlar ile Mazı (Thuja ya da Platycladus) ve Servi (Cupressus) gibi pul yapraklı ağaçlar ile palmiyeler büyük başarıyla taşınan ağaç türlerine örnek olarak gösterilebilir. Kayalık alanlarda ya da kumlu topraklarda yaşayan bir ağacı taşımak, kökleri koruyabilecek bir kök balyası (rootball) oluşturmanın bu tür zeminlerde çok güç olması nedeniyle, neredeyse olanaksızdır. Bitkinin eski ve yeni yeri arasında yetişme ortamı koşulları açısından (özellikle iklim, rakım, ışık, bakı vb) önemli farkların bulunması da ekolojik uyum açısından başka bir sorun alanı oluşturmaktadır. Ağaçlar genel olarak günümüzde ‘rutbolomo‘, ‘balyalama‘, ‘kasalama‘ ve ‘mekanik ağaç taşıyıcıları’ gibi çeşitli yöntemlerle taşınabilmektedir.

Tüm açıklamaların ışığında ağaç taşıma etkinlikleri 5 ana başlık altında toplanabilir:

         A. ÖN HAZIRLIK AŞAMASI

Her işte olduğu gibi taşınacak ağaçlar için de bir ön hazırlık aşaması bulunmaktadır. Bu aşamada ağacın topraklı taşıyıcı kök çapının belirlenmesi ve arazide işaretlenmesi gerekmektedir. Topraklı kök çapı, ağaçların bulunduğu mekâna ve çevresindeki yapılara göre değişmektedir.

Fidanlıklar dışından sağlanacak ağaçlara, zorunlu özel durumlar dışında iki yıllık bir dönemi kapsayan ön hazırlık işlemleri uygulanır. Seçilen ağacın kök boğazı çevresinde gövde çapının en az üç-beş katı kadar yarıçaplı daire şeklinde bir hendek kazılır. Yarısı ilk yılın ilkbaharında, kalan yarısı da ikinci yılın ilkbaharında olacak şekilde 30×50 cm boyutlarında kazılan hendek içindeki kökler keskin bir bıçakla kesilir. Humusça zengin toprak, kılcal köklenmeyi teşvik etmek için çukura tekrar doldurulur. Böylece taşıma zamanına kadar dar bir alanda çoğalan ve keçeleşen kılcal kökler, oluşturulacak kök balyasını sağlam bir duruma getirir. Bu işlem zorunlu koşullarda bir yılda tamamlanacak biçimde de uygulanabilir.

Ön hazırlıklarından sonra, sıra sağlam bir kök balyası (rootball) oluşturmaya gelir. Bu balya, kökleri saran toprağın dağılmaması amacıyla yapılır. Bu sayede özellikle kılcal kökler, balya içinde toprakla temaslarını kaybetmemekte ve sökümden hemen sonra gelişmelerini sürdürebilmektedir. Ayrıca kök balyası, köklerin güneş ve rüzgar gibi dış etkilerden zarar

görmelerini, kırılma ve zedelenmelerini önlemektedir. Yapraklarını döken ya da geniş yapraklı ağaçlarda, 15 cm gövde çapına sahip bir ağaç için oluşturulacak kök balyası en az 160 cm çapında ve 85 cm yükseklikte olmalıdır. Her dem yeşil ağaçlarda balya çapı daha küçük, fakat yüksekliği daha fazla olmaktadır (Şekil 2). Kazılarak çıkarılacak hale getirilen kök balyası dağılmaması için dondurma, paketleme, telle sarma, zincirleme, halatlama, fıçılama, kasalama gibi yöntemlerle sağlamlaştırılır.

Şekil 2. Çeşitli Malzemelerle Kök Balyası(Rootball) Oluşturma

Taşınacak olan özellikle geniş yapraklı ağaçlarda, taşıma işleminden önce 1/3 oranında tepe budaması yapılması, hem yükleme ve taşıma işlemlerini kolaylaştırmak hem de ağaçların terlemeyle oluşacak su kaybını azaltmak ve dolayısıyla daha az zarar görmesini sağlamak açısından önem taşımaktadır. Çünkü taşınan geniş yapraklı ağaç, terleme yoluyla hızla su kaybedecektir. Bu amaçla, ağaç tacının budamayla seyreltilmesi, yapraklara antitranspirant (terlemeyi önleyici) maddelerin püskürtülmesi, taç içine püskürtme gibi önlemler alınır. Budama işlemlerinin uzman bir ekip tarafından yapılması önerilmektedir.

         B. HAZIRLIK (KAZI, SÖKÜM VE KÖK ÇEVRESİ ÖNLEMLERİ) AŞAMASI

Ağacın topraklı kök çapı belirlenip arazide işaretlendikten sonra, toprak nemli iken kazı işlemine başlanır. Belirlenen kök çapının çevresi, ağaca zarar vermeyecek şekilde açılmalıdır. Ağaç ve köklerin içinde yer aldığı toprak kütlesini taşımaya hazır duruma getirmek için önce ağacın kütlesi, vinç yardımıyla askıya alınmalıdır. Askı sırasında gövdenin zarar görmemesi için askı halatlarının gövdeye temas ettiği yerler çuval bezinden sargılar ya da başka malzeme  ile beslenmelidir. Toprak kütlesinin taşıma sırasında dağılmaması için de etrafı çuval bezi ve çemberler ile balyalanmalıdır (Şekil 3).

Şekil 3. Ağacın Askıya Alınma işlemi

                  C. YÜKLEME AŞAMASI

Hazırlığı yapılan ağaçlar , çeşitli yöntemlerle bulunduğu yerden kaldırılarak nakledici araca yüklenir. Bu sırada ağaç gövdesi, taşıma aletlerinin takıldığı noktalarda kabuk ve kambiyum ezilmelerine karşı kesinlikle korunmalıdır. Taşıma, söküm, nakil ve tekrar dikim işleri ancak uygun koşullarda çok kısa sürede kolay bir şekilde bu işleri yapacak biçimde geliştirilmiş ağaç taşıyıcılarla (Tree Mover) da gerçekleştirilebilir. Yükleme işlemi sırasında, ağaçların boyutlarına ve ağırlıklarına uygun yükleme araçları kullanılmalıdır. Yükleme işi, mekanik ağaç taşıyıcıları veya hareketli vinçler ile yapılabilir (Şekil 4).

  Şekil 4. Ağaçların Nakliye Aracına Yüklenmesi

            D. DİKİM AŞAMASI

Dikimde dikkat edilmesi gereken en önemli konu dikim çukurunun hazırlanmasıdır. Yeni dikim çukuru, önceden, ağacın tüm kök sisteminin rahatça yerleştirilebileceği genişlik ve derinlikte hazırlanmalıdır. Genel kural olarak, kök balyası çapının 2-3 katı genişlikte bir çukurun hazırlanmasıdır. Ağaç, eski yerinde hangi konumda duruyorsa, yeni yerinde de aynı konumda yerleştirilmeli, kök boğazı toprak çizgisi de yeni dikim yerinde toprak düzeyinde kalmalıdır. Dikim çukurunun derinliği kök kütlesinin yüksekliğinden fazla olmamalıdır. Dikim çukuru fazla derin olursa, kök boğazının üstündeki gövde kısmının toprakla örtülmesi sonucu gövdenin çürümesi veya enfekte olması tehlikesi ortaya çıkar. Taşınan toprak kütlesi ile dikim çukuru arasında kalan boşlukların en az 30 cm kalınlığında gübreli toprak ile doldurulması gerekir. Bu işlem sırasında toprak içinde boşluk oluşumunu engellemek için gübreli toprağın ince tekstürlü olması, iyi sıkıştırılması ve sık aralıklarla sulanması gerekmektedir (Şekil 5).

Şekil 5. Ağacın Yeni Yerine Taşınması, Yerleştirilmesi ve Dikimi

Ağacın yeni yerine yerleştirilmesinde yine çoğunlukla vinçler kullanılmakta ya da doğrudan söküm, taşıma ve dikim işini yapan araçlardan yararlanılmaktadır.

Ağaç yeni yerine yerleştirildikten sonra, kök balyası çevresi de hiç hava boşluğu kalmayacak şekilde doldurulmalı ve toprak bolca sulanmalıdır.

Kök balyası üzerinde bulunan ve zamanla toprakta çürümeyecek plastik benzeri malzemelerin uzaklaştırılması gerekir.

           E. Koruma ve Bakım Aşaması

Dikimden sonra ağacın yaşamını sağlıklı biçimde sürdürebilmesi için birtakım önlemler gereklidir. Bunların başlıcaları destekleme, terlemeyi azaltma, sarma ve malçlamadır. Destekleme ağacın toprakla bağlantısını güçlendirmek, toprakta oynayarak tutma başarısını azaltmamak ve rüzgardan devrilmelerini önlemek amacıyla çelik teller, halatlar ya da büyük kazıklar yardımıyla yapılan işlemlerdir. Bu amaçla ağaçlar en az üç noktadan kazıklarla kuşaklanmalıdır (Şekil 6). Fazla güneşten ileri gelen hastalıklardan gövdeyi korumak, kabuğun kurumasını engellemek ve ağaç kurdu saldırısı olasılığını azaltmak için taşınan ağaçların gövde ve büyük dalları jüt, çuval bezi, özel olarak hazırlanmış krepon kağıtları, kenevirden dokunmuş kumaşlar veya hasırla iyice sarılır. Değerli ağaçlarla çalışmada, özellikle her dem yeşil ağaçlar sonbaharda taşındıklarında, köklerin üstündeki alana saman, yaprak çürüğü, iyi yanmış çiftlik gübresi ile malçlama yapılır. Malç, toprak sıcaklığının düzensiz değişimine engel olur, toprak sıcaklığını ve toprak nemini korur. Ayrıca, taşınan büyük ağaçlar bu aşamaların ardından en az iki yıllık özel bir bakıma gerek duyar.

Şekil 6. Ağaçlarda koruma ve bakım

Dikimden sonra sulama işlemlerinin sık sık ve yeterince yapılması, özellikle vejetasyon başladıktan sonra daha sulama sıklığının artırılması gerekmektedir. Sulama işlemi birkaç yıl sürdürülmelidir. Mantar enfeksiyonları olasılığı olan yerlerde ise dikim çukuru ve kök sistemi ilaçlanmalıdır. Böcek zararlılarına karşı ise gerekli önlemler alınmalıdır.

          3.SONUÇ ve ÖNERİLER

Genel olarak süs bitkilerinin, özel olarak ise büyük boylu ve geniş çaplı ağaçların taşınması, düşünüldüğü kadar kolay olmayan ve dikkat, özen, teknik bilgi ve deneyim gerektiren zor bir iştir. Zorluğu dışında, olumlu sonuç almak için gerek yer değiştirirken gerekse yeni dikim yerinde bitki koruma ve bakımına özel önem göstermek gerekmektedir. Çünkü ilk başta sağlam gibi görünen nice bitki yılar sonra kuruyabilmekte ya da hastalıklı duruma düşebilmektedir. Bu nedenle yalnızca taşıma iş ve işlemleri yerine bütünsel düşünerek davranmak her zaman daha verimli ve sonuç alıcı olacaktır.

 

Prof.Dr.Alaeddin BOBAT

Kocaeli Üniversitesi

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

Abicht, K.(edit.). 2009. Lorenz von Ehren, Nurseries, 3rd Edition, ISBN : 978-3-9804283-0-9, Hamburg.

American National Standard Institution(ANSI), 2014. American Standard for Nursery Stock, ANSI Z60.1-2014, Approved April 14, 2014, American Horticulture Industry Association d/b/a AmericanHort an ANSI-accredited Standards Developing Organization.

Sağlam, M.A. 2013. Ağaç transplantasyonu, http://www.avrupaparkbahceler.com/makale. php?baslik =agac-transplantasyonu&yazar=10&no=12, Erişim : 14.03.2016

Yılmaz, H. 2010. Ağaçların transplantasyonu(Söküm ve taşıma),

http://www.bahcesel.net/forumsel/anit-agaclar-ve-agac-restorasyonu-bilgileri/28697-a286aclarin-transplantasyonu-sokum-ve-tasima,  Erişim : 14.03.2016

Etiketler:, ,
Share

leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *